Forum
Site Hakkında / Ses verme ! Türkiye'nin Anonim Kuşları
Site Hakkında » Ses verme !
 14.05.2018 13:49

zaferK 

Bir zamanlar toplantı ,düğün gibi etkinliklerde Ses kontrolü işkencesi yaşardık ,şimdi hala varmı bilmiyorum.Bir saatlik toplantı konuşması için ,neredeyse iki saat süren ses kontrolü ritüelleri vardı.
İlgili ,ilgisiz bir çok kişi bir-ki ,bir-ki ,bir-ki ses kontrol diye kulaklarımızı öperdi...arada bir de tsse-tsse-tsse diye seslenirlerdi .Aslında S diyorlardı ama ne hikmetse ses hoparlörde tsse ye dönüşüyordu.
Neyse lafı uzatmıyalım ,gelelim şu ses verdim ,kuş geldi meselesine...
Arazide hangi kuşun sesini çalarsanız çalın ,yakında kuş varsa -farklı tür de olsa- sese ilgi gösterebilir.
Önemli olan gelen kuşun da aynı türün sesiyle karşılık vermesidir ki bu her zaman olmaz.
Yani ben maskeli ötleğen sesi verdim ve kuş geldi ,bu kesin maskeli ötleğen diye bir şey yok.
Bir defasında ben boyun çeviren gördüm ve sesini açtım ,önce biraz öteden kamışbülbülü çıktı.Yaklaşık iki dakika sonra bir atmaca öyle bir daldı ki ,neredeyse lensime çarpıyordu...ama boyunçeviren 15-20 m. ötede gezindi durdu ,ilgilenmedi bile...
................................................................................................................
Ses konusu aslında bir muammadır ,sürprizlerle doludur...
Bazen beklediğiniz kuş yerine ,kendi alanını korumaya çalışan farklı tür de gelebilir...
Sesini çaldığınız kuş belli dönemlerde çılgınca ilgi gösterebilir ,ya da hiç ilgilenmeyebilir.
Çok gerektiğinde ölçülü kullanmanın bir zararı olduğunu sanmıyorum ,tabii ki tadında bırakmak koşuluyla...zaten ısrarla ve devamlı ses çalındığında kuş alanı tamamen terkedebilir.
Sonuçta normal şartlarda ,verimli kullanıldığında bile ses verme ile sonuca ulaşma ihtimali %15-20 den fazla değildir.Yani bu ses konusunu fazla abartmamak lazım.
...............................................................................................................
Aslolan kuşların hangi mevsimde ,hangi bölgede ve hangi arazi şartlarında görülme ihtimalini öğrenip ,ona göre kuş aramaktır.Örneğin ;Gedizde isterseniz sabaha kadar Çütre sesi verin ,ya da Spilin zirvesinde saatlerce Saz kamışçını sesi verin ,sonuç alma ihtimaliniz sıfır...
...............................................................................................................
Işığınız bol ,lensiniz keskin olsun...selamlar ,sevgiler...

  Okunma sayısı.:692
Mesajınız Yorumunuzda belirteceğiniz linki http:// ile belirtiniz.Sonuna bir boşluk bırakmayı unutmayınız.

karakter kaldı
 

 

 14.05.2018 21:22

ersoymatras

Zafer hocam selamlar.Kuş türümüz aynı olsa bile,kuştan kuşa sese tepki verme olayı farklı olabilirmi acaba?Bazı karelerde görüyorumki;İstanbulda kafasını çalıların içinden uzatmayan türler,farklı bölgelerde inanılmaz güzel tünekler üzerinde muhteşem pozlar vermekteler..Sese tepki verme olayının bölgesel faktörler ile ilgisi olabilirmi?
 
 14.05.2018 22:18

zaferK 

Alıntı; Zafer hocam selamlar.Kuş türümüz aynı olsa bile,kuştan kuşa sese tepki verme olayı farklı olabilirmi acaba?Bazı karelerde görüyorumki;İstanbulda kafasını çalıların içinden uzatmayan türler,farklı bölgelerde inanılmaz güzel tünekler üzerinde muhteşem pozlar vermekteler..Sese tepki verme olayının bölgesel faktörler ile ilgisi olabilirmi?
Bölgesel faktörlerin etkisi olduğunu sanmıyorum.Aynı türün farklı tepki vermesinin iki geçerli nedeni olabilir ;ya kuş sese ilgi göstermeyecek bir dönemdedir ,ya da verilen ses uygun değildir.Yani iletişim sesi yerine farklı bir ses verilmiştir.Uyarı sesi ,şarkı v.s.
Örneğin ispinozların kayıtlı 7 farklı sesi var ;kur sesi ,iletişim sesi ,çağrı sesi ,uyarı sesi ,şarkı sesi v.s.Kuş bunlardan sadece ilgisini çekecek olana tepki verir ,diğer seslere ilgi göstermeyebilir.
Bazı arkadaşların kuş çağıracağım diye uyarı sesi verdiklerine şahit olmuştum ,ses verince kuş ardına bakmadan kaçıp gitmişti...hem de çığlık çığlığa.
Yani sonuçta -kuşa ses verdim ,ilgilenmeli-diye bir şey yok.İlgisini çekecek uygun bir ses verirseniz tepki verir.Selamlar...
 
 15.05.2018 15:34

goshawk67

"Yeni Zellanda’da P.F. Jenkins’in incelediği semerli kuşun şarkıları oldukça hoş bir kültür aktarımı örneğidir. Jenkins, incelemelerini yaptığı adada yaşayan semerli kuşların 9 şarkılık bir repertuarları olduğunu saptamış. Bir erkek kuş bu repertuardan bir ya da birkaçını söylüyor. Erkek kuşlar lehçelerine göre gruplara ayrılabilmektedir. Komşu bölgelerdeki erkekler belirli bir şarkıyı söylerken diğer komşu bölgelerdeki erkekler ise başka bir şarkıyı söylemektedir. Kimi zaman bir lehçe grubuna ait kuşlar kendi aralarında birden fazla şarkıyı söylemektedir. Yavru kuşlar illa babalarının şarkılarını benimsemiyorlar ve komşu bölgelerin şarkılarını repertuarlarına alabiliyorlar. Bazen eski bir şarkı söylenirken hatalar yapılmakta ve yeni şarkılar ortaya çıkabilmektedir. Jenkins, bu yeni şarkıların nota perdesinin değişmesi, bir notanın farklı tekrarlarının oluşması ya da başka şarkı parçalarının değişik şekillerde bir araya getirilmesi ile oluştuğunu gözlemliyor. Bu yeni şarkı birden ortaya çıkmasına rağmen uzun yıllarca ortaya çıktığı şekliyle korunuyor. Hatta bazen bu yeni şarkı acemilere aynen geçiyor ve bu yeni şarkıyı ahenkle okuyan yeni bir erkekler grubu oluşabiliyor. Sonuç olarak bu kuşlarda şarkılar salt genetik aktarım ile oluşmuyor yeni nesle aktarımı da salt genetik yolu ile olmuyor.
Kuşlar ötüşlerini yalnızca cinsel seçilim amacı ile değil ayrıca yaşam alanlarının belirlenmesi ve yabancılardan savunulması amacı ile de kullanırlar. Toronto Üniversitesinden Bruce Falls, akgerdanlı serçeleri incelemiştir. Erkek serçelerin öteki bütün erkeklerin ötüşlerini tanıdığını –bu demektir ki her serçe kimlik işlevi gören kendine has ötüş tınıları taşımaktadır- ve kendilerini tehdit etmeyenlerin ötüşlerine karşılık vermediklerini gözlemlemiştir. Erkek serçeler ilk anda temelde aynı ezgi ile öter gibi görünmelerine karşın her erkek bu türe özgü ezgide kendilerine has çok küçük değişiklikler yaparak ötüşü bireysel olarak kendine özgü hale getirir. Her bireyin ötüşü kendi kimliği olur ve bireyin çevresi bu ötüş ile onu tanır. Erkek kuşlar yaklaşık 3000 m2 lik bir yaşam alanına sahiptir ve bu alanı canlarını dişlerine takarak savunurlar. Komşular birbirleri ile iyi geçinir ve karşılıklı yardımlaşırlar. Bu nedenle erkek kuşlar komşularının tanıdık ötüşlerine pek yanıt vermezler. Ancak esas tehdit yersiz yurtsuz işgal edilecek alan arayan kuşlardır. Bu tip yersiz yurtsuz bir işgalcinin ötüşünü hemen tanır ve şiddetle karşılık verirler. "
Eski bir yazımdan bir pasajı paylaşmak istedim "Kuşları Dinlemek Geçmişimizi Dinlemektir"
 
 15.05.2018 16:33

goshawk67

"Falls çok daha ilginç bir başka şeye daha dikkat çekmektedir. Diyelim erkek kuşumuzun güney komşusunun sesini kaydedip kuşumuzun alanının kuzey ya da batısından dinletirseniz yeri bir hile ile değiştirilmiş bu komşunun sesine de şiddetle karşılık verilmektedir. Çünkü komşu alışılmış alanının dışındadır ve olası bir rakiptir artık. Yani erkek kuşlar bir başka kuşu ötüşünden tanımakla kalmıyor ötüşün sahibinin nerede hangi alanda yaşadığını da öğreniyorlar. Duyulan ötüş bireye özgün içinde hem kimlik hem alan bilgilerini içeren bir mesajdır.
Amerika kıtasına has bir kuş olan alaycı kuş ise işin üç kağıdına kaçmaktadır. Alanını savunmak için başka kuşların ötüşlerini çok güzel taklit etmektedir. Böylelikle alanda başka kuşlar varmış izlenimine kapılan rakipler kavgasız dövüşsüz bu alandan uzak tutulmaktadır.
"
"Kuşları Dinlemek Geçmişimizi Dinlemektir" H.Tuğrul Atasoy, Bilim ve Gelecek Dergisi Sayı:28 Haziran 2006
Yazıda bahsi geçen deneylerin alındığı kaynaklar:
(1)- Marc Bekoff , Düşünen Hayvanlar Çeviri: Serpil Çağlayan Kitap Yayınevi, 1. Basım, Ekim 2002, (2)- James L. Gould, Carol Grant Gould, Hayvan Zihni Çeviri: Deniz Yurtören TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları 1. Basım, Nisan 2001
 
 15.05.2018 20:29

SOGUKPINAR

Alıntı; "Falls çok daha ilginç bir başka şeye daha dikkat çekmektedir. Diyelim erkek kuşumuzun güney komşusunun sesini kaydedip kuşumuzun alanının kuzey ya da batısından dinletirseniz yeri bir hile ile değiştirilmiş bu komşunun sesine de şiddetle karşılık verilmektedir. Çünkü komşu alışılmış alanının dışındadır ve olası bir rakiptir artık. Yani erkek kuşlar bir başka kuşu ötüşünden tanımakla kalmıyor ötüşün sahibinin nerede hangi alanda yaşadığını da öğreniyorlar. Duyulan ötüş bireye özgün içinde hem kimlik hem alan bilgilerini içeren bir mesajdır.
Amerika kıtasına has bir kuş olan alaycı kuş ise işin üç kağıdına kaçmaktadır. Alanını savunmak için başka kuşların ötüşlerini çok güzel taklit etmektedir. Böylelikle alanda başka kuşlar varmış izlenimine kapılan rakipler kavgasız dövüşsüz bu alandan uzak tutulmaktadır.
"
"Kuşları Dinlemek Geçmişimizi Dinlemektir" H.Tuğrul Atasoy, Bilim ve Gelecek Dergisi Sayı:28 Haziran 2006
Yazıda bahsi geçen deneylerin alındığı kaynaklar:
(1)- Marc Bekoff , Düşünen Hayvanlar Çeviri: Serpil Çağlayan Kitap Yayınevi, 1. Basım, Ekim 2002, (2)- James L. Gould, Carol Grant Gould, Hayvan Zihni Çeviri: Deniz Yurtören TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları 1. Basım, Nisan 2001
Çok güzel bir paylaşım olmuş, tebrik ederim Hüseyin Tuğrul Bey.
 
 15.05.2018 21:15

zaferK 

Alıntı; "Falls çok daha ilginç bir başka şeye daha dikkat çekmektedir. Diyelim erkek kuşumuzun güney komşusunun sesini kaydedip kuşumuzun alanının kuzey ya da batısından dinletirseniz yeri bir hile ile değiştirilmiş bu komşunun sesine de şiddetle karşılık verilmektedir. Çünkü komşu alışılmış alanının dışındadır ve olası bir rakiptir artık. Yani erkek kuşlar bir başka kuşu ötüşünden tanımakla kalmıyor ötüşün sahibinin nerede hangi alanda yaşadığını da öğreniyorlar. Duyulan ötüş bireye özgün içinde hem kimlik hem alan bilgilerini içeren bir mesajdır.
Amerika kıtasına has bir kuş olan alaycı kuş ise işin üç kağıdına kaçmaktadır. Alanını savunmak için başka kuşların ötüşlerini çok güzel taklit etmektedir. Böylelikle alanda başka kuşlar varmış izlenimine kapılan rakipler kavgasız dövüşsüz bu alandan uzak tutulmaktadır.
"
"Kuşları Dinlemek Geçmişimizi Dinlemektir" H.Tuğrul Atasoy, Bilim ve Gelecek Dergisi Sayı:28 Haziran 2006
Yazıda bahsi geçen deneylerin alındığı kaynaklar:
(1)- Marc Bekoff , Düşünen Hayvanlar Çeviri: Serpil Çağlayan Kitap Yayınevi, 1. Basım, Ekim 2002, (2)- James L. Gould, Carol Grant Gould, Hayvan Zihni Çeviri: Deniz Yurtören TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları 1. Basım, Nisan 2001
Bu çok değerli ve yararlı bilgiler için teşekkürler Hüseyin bey...
Bu bilgiler ışığında ,üyelerimizin ses konusuna bakışı daha farklı olacaktır.
Selamlar ,sevgiler...
 
 17.05.2018 17:43

birgök

yıllardır ,bülbül sesini duyduğum bölgelerde ,hemen bülbül sesini vermeme rağmen 1 kez bile onu açığa çıkaramadım.Onu sadece su başlarında kısa bir süre telaşla su dan faydalanmak için geçitlerinde izleyebildim.Hep sık bitkiler arasında sesini dinledim.Meğer sebepleri varmış.
 
 17.05.2018 18:00

zaferK 

Alıntı; yıllardır ,bülbül sesini duyduğum bölgelerde ,hemen bülbül sesini vermeme rağmen 1 kez bile onu açığa çıkaramadım.Onu sadece su başlarında kısa bir süre telaşla su dan faydalanmak için geçitlerinde izleyebildim.Hep sık bitkiler arasında sesini dinledim.Meğer sebepleri varmış.
Birtan hoca merhaba...
Bu sayfada konuyu açarken başlangıçta anlattığım [ses kontrol ,ses kontrol ,bir ki ,bir ki ] anektoduna bazı arkadaşlar pek anlam verememiş...aslında tam da bu konuyla ilgili ironik bir yaklaşımla girmek istemiştim konuya.
Şöyle ki ;biz insanlar bir etkinliğe (düğün ,eğlence ,toplantı v.s.) gittiğimizde irrite edici - hoşumuza gitmeyen ,ya da ortamla ilgisi olmayan sesleri duymak istemeyiz.Hele de uzayan ses kontrolleri veya saz akortları bir süre sonra çekilmez olur.
Kuşlar da böyledir ,bazı seslere ilgi gösterseler de genelde pek ilgilenmez ,bir süre sonra da rahatsız olurlar.Olumlu tepki vermeleri için geçerli bir neden olması lazım.Gerek benim kısaca değindiğim ,gerekse değerli Hüseyin Tuğrul arkadaşımızın detaylı olarak aktardığı gibi...
Selamlar ,sevgiler...
 


1
Toplam 8 mesaj