Merhaba İsmail Bey,
Öncelikle bu güzel kayıt için kutlarım!
Biraz araştırdım, tür bilindiği üzere Afrika\'nın büyük bir bölümünde (orta ve güneyinde) ve Irak\'ın güneyinde doğal bir dağılışa sahip. Ancak Avrupa\'da da Fransa, İtalya ve İspanya\'da insan yardımıyla geldiği ve doğaya kaçabilenlerin (ya da serbest bırakılanların) üreme başarısı gösterebildiği görülüyor. IUCN tarafından Avrupa\'daki dağılımı yerli/işgalci olarak gösteriliyor. Doğa korumacılar, bazı hassas türlerin yaşam alanlarını işgal eden bu türün varlığını ciddi bir şekilde tartışıyor; öyle ki türün doğal yayılış alanlarına taşınması ya da alternatif yöntemler üzerine ciddi ciddi kafa yoruluyor.
Burada ortaya çıkan tablo; bu türün Avrupa\'daki varlığının insan eliyle oluştuğu yönünde, Afrika\'daki populasyonun ise kuzeye doğru göç etmediği biliniyor. Türkiye\'deki hayvanat bahçelerinde bu türün varlığını bilemiyorum, ziyaret ettiğim birkaçında denk gelmedim ancak olabilir de... Bu durum netleştirildikten sonra, şayet TR\'deki hayvanat bahçelerinden kaydı çıkmazsa o zaman kuvvetle muhtemel Avrupa\'da üremeyi başaran populasyondan iki bireyin geldiğini söylemek mümkün olabilir. Bana göre bu bile büyük iş!
Bazen Amerika\'dan buralara gelen nadir rastlantısal konuklar olabiliyor, insan eliyle yayılış gösterdiklerine dair bir bulgu olmayan böyle türler, kanıtlanması koşuluyla TR listesine yeni kayıt olarak eklenebiliyor. Ancak işgalci olarak anılan ve insan eliyle yayıldığı bilinen türler için genellikle üreme kaydı aranıyor. Mesela akyanaklı arap bülbülü, iskender papağanı ya da yeşil papağan gibi... hiç biri aslında bu toprakların doğal türü olmadığı gibi doğası gereği buralara göç edebilecek türler de değil... ancak kaçkın da olsa üremeyi başarabildiği ve düzenli bir populasyon oluşturduğu için bir süre sonra ülke listelerine girebiliyorlar.
Kutsal aynak da buralarda normal şartlarda görülebilecek bir tür değil ancak yukarıda dediğim gibi bu türün Avrupa\'da üremeyi başaran bir populasyonu var ve bu nedenle özgür şekilde uçan iki bireyin TR\'de görülebilmesi de olağan... buna bir de bu gözle bakmak lazım, türün Avrupa\'daki statüsü kaçkın/işgalci olmakla birlikte, listelere girme durumu değerlendirilmeli. Şayet onaylanmış ise, gözler TR\'deki hayvanat bahçesi kayıtlarına döner, orda da resmi kayıt çıkmaz ise türün işgalci ve rastlantısal konuk olarak listeye girmesi tartışılabilir.
Son olarak, çift ifadesi ile ilgili de görüşümü belirtmek isterim. Kuşların yan yana görülmeleri çift olmaları fikrini çağrıştırsa da bu her zaman böyle olmaz. Erkek ve dişi arasında gözle görülür bir fark olmayan türlerde aceleci olmamak gerekir. Erkeğin dişiden daha büyük olduğuna dair bilgiler olmakla birlikte, bu fotoğrafta bir bireyin diğerinden daha aşağıda durması nedeniyle net bir şey söylemek zor, burada sizin gözleminiz önemli. Ayrıca, eşlerin üreme mevsimi dışında bir bağlılığı olmadığı belirtilmiş. Çiftin üreme aktivitesini görebilmemiz bize çok daha doğru bir yaklaşım şansı tanırdı. Bilgilerinize...