Forum
Duyurular-Etkinlikler / Kulenin ve civarinin doğasıni nasil koruyacagiz? Türkiye'nin Anonim Kuşları
Duyurular-Etkinlikler » Kulenin ve civarinin doğasıni nasil koruyacagiz?
 26.06.2019 19:17

♥ DilekveTunç

Sarıyer Keskin Virajdaki, Kus Gozlem Kulesinin giris kati kiraya verildi ya bu insanlara hic yaban hayati ve kus göçü egitimi verilmedi sanirim. Kuş kaçıracak ne varsa göç döneminde yaptılar.

Onceki aylarda kuş göçü devam ederken hala motorlu araçla ağaç budamaya kesmeye alan genişletmeye devam etmeler, insaat yapmalar.

Yavru köpeklere kulübe ve bahçe yapmalar,  bir de bayrak eklendi.

Kuleye direkle BAYRAK dikmisler.

Kule yikilmadan bu yaban hayati koruma sahasinin dogal kalmasi mümkün değil belki.

Avrupa nin her yerinde irili ufakli her yerde kule ya da gozlemevi var, Hic boyle sorunlar yok. Turkiye de kimse olmayan kulelerde ise piknikçiler mangalda yakar kulelerin ahsap bolumlerini.

Millet Mars a gidecek biz hala geriyiz.

Foto Foruma fotograf yukleyemedim, exif yok diye. Cep telefonu ile cekilmisti fotograf.

Dilek

  Okunma sayısı.:632
Mesajınız Yorumunuzda belirteceğiniz linki https:// ile belirtiniz.Sonuna bir boşluk bırakmayı unutmayınız.

karakter kaldı
 

 

 08.11.2019 10:50

♥ DilekveTunç

AĞAÇLARI ÖĞRENMEK İSTEYENLER İÇİN :

Türk Coğrafya Kurumu'nun desteği ile İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Cihan ERDÖNMEZ rehberliğinde 9 Kasım Cumartesi günü "Öykülerle Dendroloji" eğitimi yapılacaktır. Basvuru icin dar.vin/agacbilimi linkini tıklayabilirsiniz.

Eğitim Kadıköy’de Akademi Kitabevi’nde kahvaltı ile başlayacak, sunum ve ardından Kadıköy’de yürüyerek ağaçların hikayeleri ve mitolojik hikayeleri anlatılacak. Kahvaltı ve eğitim ücreti : 60 TL SUnumda Bitki ve ağaçları tanımlamada öğretilecek.
 
 08.11.2019 12:48

caaan

Erzurum ovasında da bataklığı kurutmaya çalışıyorlar.

ne kadar drenajla suyu atıp kurtulmaya çalışılsa da işleri iyice zorlaşıyor. açılan kanallardan görünen gri bir toprak. su çekildikçe tuzlu bir toprak katı kalıyor. çölleşmeye de sebep olacak. toprak resmen kavruluyor. çiftçilerde suyun çekilmesini iyi sanıyorlar. kuşlar ve kuşlar için gözlem yapan bizler hedefteyiz. sulak alan istenmiyor. tarlaların yüksek fiyatlara çıkması için böyle bir alan olmamalı.

Gözlem kulesi vs. yapılar yapılsa kıyamet kopar.
İnsanların değer yargıları farklı. son model bir araba, beton yapılar, üç beş kuruşluk menfaatler daha ağır basıyor.taban suyu yüksek olan bölgenin zemin etüt verileri bile engelleyemiyor. şimdilerde hobi bahçeleri yapmak için tarlalar parsellenerek ova katlediliyor. bazı alanlarda isteselerde suyu drene edemiyorlar. işte bu alanlarda çekim yapıyoruz.


 
 08.11.2019 13:55

zaferK 

Alıntı; Erzurum ovasında da bataklığı kurutmaya çalışıyorlar.

ne kadar drenajla suyu atıp kurtulmaya çalışılsa da işleri iyice zorlaşıyor. açılan kanallardan görünen gri bir toprak. su çekildikçe tuzlu bir toprak katı kalıyor. çölleşmeye de sebep olacak. toprak resmen kavruluyor. çiftçilerde suyun çekilmesini iyi sanıyorlar. kuşlar ve kuşlar için gözlem yapan bizler hedefteyiz. sulak alan istenmiyor. tarlaların yüksek fiyatlara çıkması için böyle bir alan olmamalı.

Gözlem kulesi vs. yapılar yapılsa kıyamet kopar.
İnsanların değer yargıları farklı. son model bir araba, beton yapılar, üç beş kuruşluk menfaatler daha ağır basıyor.taban suyu yüksek olan bölgenin zemin etüt verileri bile engelleyemiyor. şimdilerde hobi bahçeleri yapmak için tarlalar parsellenerek ova katlediliyor. bazı alanlarda isteselerde suyu drene edemiyorlar. işte bu alanlarda çekim yapıyoruz.


Emre merhaba ,
İzninle bu konuda bazı ilaveler yapmak isterim ,çünkü 1950-1960 yılları arasında Devlet Su İşleri (DSİ)tarafından başlatılan bataklık kurutma çalışmalarını dün gibi hatırlıyorum.
İlkbaharla birlikte eriyen kar suları ile ovanın neredeyse tamamı bir bataklığa dönüşüyordu ve o yıllarda inanılmaz sayıda sıtma vakası vardı.Hemen her evde bir ,bazen birkaç sıtmalı görmek sıradan bir olaydı...tabii sıtmadan ölümler de...gerek il merkezi ve gerekse çevre yerleşim birimlerinde çok sayıda ''Sıtma Savaş Merkezleri'' kurulmuştu.
Ovanın büyük bir bataklığa dönüşmesi ,kuşlar dahil tüm canlılar için bulunmaz bir habitat olsa da sıtma ile mücadelede büyük bir handikaptı.
İki ana kanal açılarak suyun Karasu ırmağına ulaşması sağlandı.Bataklıkların kurutulması ile ortaya çıkan alanların büyük kısmı aşırı tuz nedeniyle ıslah edilemedi ve çorak kaldı.Islah edilerek tarıma uygun olan alanlar çiftçilerin kullanımına verildi.
Yine o yıllarda varlıklı çiftçiler binlerce dönüm arazisini Atatürk Üniversitesine bağışladı.O arazilerde 60 yıldan beri çeşitli bilimsel çalışmalar ve tohum-toprak ıslah çalışmaları yapılıyor.Sağlanan ürünler de satışa sunularak üniversiteye gelir sağlanıyor.
Ovanın parsellenerek hobi bahçelerine dönüştürülmesi Erzuruma has bir uygulama değil ,şimdi tüm yurtta moda...tabii ki amaç sadece yeni bir rant kapısı açılması...ve bu konuda asıl suçlu toprağını işlemeye üşenen ,böyle anlamsız ve gereksiz uygulamalarla yorulmadan para kazanmak isteyen bazı çiftçiler...
Ulusal Sulak Alan Komisyonu tarafından 2006 yılında bölgenin koruma altına alınması kararlaştırıldı ,2005 te de Erzurumda kuş gözlem topluluğu kuruldu.Bizim sitede önceleri aktif olsalar da halen sadece bölgesel aktivite gösteriyorlar.
Selamlar ,sevgiler...
 
 08.11.2019 14:27

zaferK 

Bataklığı kurutma konusuna öyle dalmışım ki ,bu arada değerli Dilek hanımın duyurusundan bu konuya hangi ara geldiğimizi anlamaya çalışıyorum...:)
Ömürsün Emre...:)
İnanın sonradan farkettim dilek hanım ,özür diliyorum...selamlar...
 
 08.11.2019 15:55

caaan

Alıntı; Emre merhaba ,
İzninle bu konuda bazı ilaveler yapmak isterim ,çünkü 1950-1960 yılları arasında Devlet Su İşleri (DSİ)tarafından başlatılan bataklık kurutma çalışmalarını dün gibi hatırlıyorum.
İlkbaharla birlikte eriyen kar suları ile ovanın neredeyse tamamı bir bataklığa dönüşüyordu ve o yıllarda inanılmaz sayıda sıtma vakası vardı.Hemen her evde bir ,bazen birkaç sıtmalı görmek sıradan bir olaydı...tabii sıtmadan ölümler de...gerek il merkezi ve gerekse çevre yerleşim birimlerinde çok sayıda ''Sıtma Savaş Merkezleri'' kurulmuştu.
Ovanın büyük bir bataklığa dönüşmesi ,kuşlar dahil tüm canlılar için bulunmaz bir habitat olsa da sıtma ile mücadelede büyük bir handikaptı.
İki ana kanal açılarak suyun Karasu ırmağına ulaşması sağlandı.Bataklıkların kurutulması ile ortaya çıkan alanların büyük kısmı aşırı tuz nedeniyle ıslah edilemedi ve çorak kaldı.Islah edilerek tarıma uygun olan alanlar çiftçilerin kullanımına verildi.
Yine o yıllarda varlıklı çiftçiler binlerce dönüm arazisini Atatürk Üniversitesine bağışladı.O arazilerde 60 yıldan beri çeşitli bilimsel çalışmalar ve tohum-toprak ıslah çalışmaları yapılıyor.Sağlanan ürünler de satışa sunularak üniversiteye gelir sağlanıyor.
Ovanın parsellenerek hobi bahçelerine dönüştürülmesi Erzuruma has bir uygulama değil ,şimdi tüm yurtta moda...tabii ki amaç sadece yeni bir rant kapısı açılması...ve bu konuda asıl suçlu toprağını işlemeye üşenen ,böyle anlamsız ve gereksiz uygulamalarla yorulmadan para kazanmak isteyen bazı çiftçiler...
Ulusal Sulak Alan Komisyonu tarafından 2006 yılında bölgenin koruma altına alınması kararlaştırıldı ,2005 te de Erzurumda kuş gözlem topluluğu kuruldu.Bizim sitede önceleri aktif olsalar da halen sadece bölgesel aktivite gösteriyorlar.
Selamlar ,sevgiler...
Zafer Hocam siz ovada olup bitenler hakkında daha fazla bilgiye sahipsiniz. Ben diyorum ki ta o günden yanlış yapılmış. ilçelerde aktif kullanılmayan epey bir arazi var. sulak alanı kurutup sıtmadan kurtulmaya çalışmak ve arazi yapısını değiştirmeye çalışmak daha güç ve zor olanı. ovanın arazileri verim açısından diğer ilçelerden daha iyi diyemeyiz. pasinler, horasan, çat gibi ilçelerde daha uygun topraklar mevcut. çok şükür yapılaşma yok çünki halk erzurum ovasında toplanıyor. bu nedenle bu ova için böyle bir plan uygulamaya alınmış diye düşünüyorum. palandöken etekleri ve dağ mahallesi yüksek ve rüzgarlı bir alan olduğundan bir sorun oluşturmuyor.
 
 08.11.2019 16:06

caaan

Alıntı; AĞAÇLARI ÖĞRENMEK İSTEYENLER İÇİN :

Türk Coğrafya Kurumu'nun desteği ile İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Cihan ERDÖNMEZ rehberliğinde 9 Kasım Cumartesi günü "Öykülerle Dendroloji" eğitimi yapılacaktır. Basvuru icin dar.vin/agacbilimi linkini tıklayabilirsiniz.

Eğitim Kadıköy’de Akademi Kitabevi’nde kahvaltı ile başlayacak, sunum ve ardından Kadıköy’de yürüyerek ağaçların hikayeleri ve mitolojik hikayeleri anlatılacak. Kahvaltı ve eğitim ücreti : 60 TL SUnumda Bitki ve ağaçları tanımlamada öğretilecek.
Ağaçlar hakkında yeni bilgiler edinmek isterdim. bu yazıyı takip edip inceledim. Erzurum'da veya yakınımızda olsa idi hafta sonu için bir program yapılabilirdi.
Ağaçlar, çalılar, ağaçcıklar, iç mekan bitkileri (sukkulent, kaktüs vs türler) ilgi alanım. Zaten içideyiz. Bahçe market, sera ve açık alanda bitki besleme üretim ve satışı ile ilgileniyoruz. Orman mühendisi değilim ama kitaplar aldım inceliyorum. Güzel bir alan.
İstanbul büyükşehir belediyesinin de özel bir kitabı vardı. vakıf olduk tavsiye ederim.

Ek olarak biraz önce ağaçlarımızın arasına daldım kızıl gerdan, büyük baştankara ile zaman geçiriyordum. Yerimiz çok güzel bir konumda. ovaya hakim her yönden açık sadece bir sıkıntım var askeri alan yakın. çekiniyorum :). makineyi montumun içine saklıyorum artık.
 
 13.11.2019 11:06

♥ DilekveTunç

Hangi kitabı IBB'nin, bir önceki eğitimde malesef anıt ağaçlar hakkında çok yanlışlar var diye bahsetmişti. Sizin söylediğiniz hangisi? Biz de edinelim.

Ben Kırsal Çevre Derneği'nin "Eski İstanbullu Ağaçlar" kitabını çok çok sevdim, Türkiye'den de anıt ağaçları örnekleri var. VE kuşçulara sürprizlerde.

Selamlar,
dg

 


1
Toplam 7 mesaj