Ne zaman bi yerlerde avcı görsem belki kafalarındaki kırılmaz buz tabakalarından birini çatlatabilirim diye konuşmaya çalışırım, bugün hayatımın dönüm noktasıydı, o kadar pişkin avcılarla tanıştım ki, biz avı bırakmaya bırakmayız, sen avcı ol dediler, yuh dedim...
Deltada 8 ördek gördüm 2 saat boyunca, 6 altıngöz ve bir suna da uçarak geçti. 9 (yazıyla da yazayım, -DOKUZ-) avcı 8 ördeğin peşindeydi. bu arkadaş ve eşlik eden elmabaş patkalara deltada nehrin döküldüğü yerde önce kıyıdaki avcılar ateş etti ama vuramadılar, denize dönen kuşlara tekne üzerindeki 4 avcı yaylım ateşi açtı ve beşini vurdular. tekne yüksek olduğu için kuşlara yetişmekte zorlanıyorlardı, yaralı kuşlara uzun bir fırça ile defalarca vurdular ve hareketsiz kalan kuşları tekneye aldılar.
Hakikaten neyi kimden koruduğumuzu sorgular oldum bugün, 600.000 nüfuslu zonguldakta yasadışı avcılığa karşı durmaya çalışan bir elin parmaklarını bile bulamayan bir kaç kişiyiz, jandarma dünya kadar işimiz var zaten yetişemiyoruz sözünün arkasında duruyor, milli parklar eleman yetersizliğinden şikayetçi, bugün tekneyi şikayet ettim diye yine kaza kurşununa gelmeyesin dediler, insanımız bu kadar duyarsız kabul ediyorum artık...