Jandarma sadece tutanak tutuyoruz ve kime vereceğimizi bilemiyoruz diyor. Aynı alana doğa koruma mı, il tarım mı, il çevre mi, orman-su mu bakıyor belli değil. Bu kadar yetki dağılımı ve belirsizlik ile koruma olmaz. Bence koruma yapılmasını istemeyen bir mekanizma kurulmuş. Bu iş için kısa vadede tek çare medya. İşin üzerine gidecek ve geniş kitlelere duyuracak basın-yayın organları ile doğrudan temasa geçilmesi, yaşadığım hadiselerle en doğrusudur derim. Aşağıda Avşarbeyi\'nin anlattığı olayın içinde olan kişilerden biriydim. Biz ne kadar feryat figan ettikse, idareyi kıpırdatamadık ama, ulusal medya işin içine girince sihirli değneği gördük. Bu olaydan önce yıllar süren bir mücadelemiz daha vardı. Bir sivil toplum platformu oluşturduk. Köylülere gittik, kentte halka anlattık, sanalda tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık, hukuki zeminde davalar açtık, ilin İstanbul\'da yaşayan etkili kişilerinden yardım aldık. Yazar Yaşar Kemal, sinema yapımcısı Arif keskiner ilimizin insanlarıydı ve tanıdıklarını da yanlarına alarak İstanbul\'da destek eylemleri düzenlediler, sokaklarda bizzat kendileri yardım topladılar. Kastabala ÖDA içerisine yapılmak istenen iki çimento fabrikasını temelli kovarken, sağolsun CNNTürk\'ün ve sayın Güven İslamoğlu\'nun büyük desteğini gördük. Her Yerde Bir Haber Var (Son programı oldu) ile bir ve Yeşil Doğa ile iki bölüm yayını gerçekleşti ve gerek çevre köylülere ulaşmamızda, gerek işin karşı tarafında olanlara lehimizde ciddi mesajlar ulaştırdı. Burada hazır değinmişken, yöre halkı ile içli dışlı olacak, sabırla doğruları anlatacak ve onları taraf olarak yanlarına çekecek bir gruba önemle gereksinim olacaktır. Halk olmadan hiçbir yerde haklılığınızı uzun soluklu anlatma şansınız kalmıyor. Hatta karşı atağa geçenler halkı yanına alırsa, mağlubiyetten başka sonuç görülmüyor.
Bir önemli konu daha: Karşımızdakiler geçmişini kültürümüze oturtmuş, oldukça eski bir zihniyetin mensupları. Anadolu\'da av-avcılık dediğinde akan kanlar durur. Kahvehanelerde siyasetle atbaşıdır avcılık sohbetleri. Malum bir de kanalları var. Cazibe odakları toplum içinde güçlü ve sürekli faaliyette. Bizim halka ulaşmamız için, yanlış gördüğümüz bu kesimden bir adım öne çıkabilmemiz gerekiyor. İsterseniz enerjimizi kendi aramızda yok edene kadar, bu işin çarelerine kafa yoralım. Çeşitli kalkınma ajansı marifeti ile belirli avlak alanları oluşturma projeleri hazırlayalım ve hayata geçirip devlete verelim. Böylece hem av sahaları sınırlı kalır, hem av hayvanları o mahallerde üretilir, hem de devlet bu işten para kazanır. Özel işletmecilik şeklinde oluyorsa, birileri para kazanır. Bu da nereden çıktı demeyelim, canlı öldürülmesine sonuna kadar karşıyım ama, ortada karşı durulamayacak bir gerçeklik var.
Sevgi ve selamlarımla..