Osmaniye'nin Düziçi ilçesinden geçen Ceyhan Nehri, yıllardır süregelen ihmaller, bilimsel dayanaklardan yoksun projeler ve çevre yasalarına aykırı uygulamalar sonucu yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Konuyla ilgili olarak CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili tarafından TBMM’de yapılan açıklamaya destek veren çevre gönüllüleri, nehrin yaşadığı çevresel felakete dikkat çekti.
Doğa gözlemcisi, aynı zamanda ziraatla uğraşan bir vatandaşın açıklamasına göre, Ceyhan Nehri’ne yıllardır arıtılmadan bırakılan kanalizasyon suları hem sucul canlıları yok etti, hem de nehir ekosistemini çökme noktasına getirdi. Özellikle kurbağalar ve balıkların yaşam alanı olan durgun su havzaları, DSİ’nin yanlış su politikaları ve baraj rejimi yüzünden kuruyor. Kuruyan göletlerde yumurtlayan kurbağalar ve diğer su canlıları, yaşam bulamadan yok oluyor. Bu durum, başta kurbağalarla beslenen beyaz kuşları (balıkçılları) da etkiliyor.
Daha da çarpıcı olanı, yetkililerin bu kuşların bölgede çoğalmasını "sorun" olarak tanımlayıp, Ceyhan Nehri yatağını daraltarak kuşları bölgeden uzaklaştırmaya çalışmaları. Uzmanlara göre bu uygulama hem bilimsel dayanaklardan yoksun hem de doğrudan sulak alanlar yönetmeliğine aykırı.
Nehrin kirlenmesinde başlıca sorumlunun Osmaniye Belediyesi olduğu vurgulanırken, geçmiş yıllarda İskenderun Demir Çelik Fabrikaları’na ulaşan kirli su nedeniyle DSİ’nin harekete geçtiği, ancak çözüm olarak doğayı yok eden yanlış bir modelin benimsendiği ifade ediliyor.
Uzmanlar ve çevreciler, “can suyu” adı verilen, barajlardan bırakılması gereken minimum su miktarının bile bırakılmadığını belirtiyor. Bu durum, sadece su canlılarını değil, tarımda zararlılarla doğal olarak mücadele eden kuşlar ve kurbağaları da tehdit ediyor. Kurbağaların yok olmasıyla birlikte, “mucuk” olarak bilinen zararlı böcekler ciddi bir artış göstermiş durumda. Bu da çiftçilerin daha fazla kimyasal ilaç kullanmasına neden oluyor.
Ayrıca Kastabala Vadisi içinde yer alan ve nesli tehlike altında olan kuş türlerine ev sahipliği yapan Kırmıtlı Kuş Cenneti'nin de tehdit altında olduğu belirtiliyor. 265 farklı kuş türüne ev sahipliği yapan bu bölge, göç yolları üzerinde bulunuyor ve sulak alanlar mevzuatına göre korunması gerekiyor.
Doğa gönüllüleri, başta DSİ olmak üzere tüm ilgili kurumları çevre kanunlarına ve bilimsel gerçeklere uygun hareket etmeye, su politikalarını doğayı koruyacak şekilde yeniden düzenlemeye çağırıyor. Ağaç kesimlerinin durdurulması, dere yataklarındaki doğal göletlerin korunması ve arıtmasız su bırakılmasına son verilmesi talep ediliyor.
“Kuşlar giderse, doğanın dengesi bozulur. Çiftçi kazanamaz, toprak verim vermez. Ceyhan’a sahip çıkmak hepimizin görevi.”