öğleden sonra sınavlar için kampüse gitmiştim. Saat 16:00 civarı ancak araziye çıkabildim. önce fakültelerden aşağı inip sazlığı kolaçan ettim. hava çok iyi değildi. biraz da serin ve rüzgarlıydı. Yine floryadan erguvani balıkçıla, bıyıklı sumrudan dikkuyruklara pek çok tür gördüm. 17:00 civarında baraj settinin hemen ön tarafına indim. Daha arabadan inmeden son günlerde hep aklımda olan bir tür, tam karşımda küçük sazlık alanın ortasındaki yaşlı söğüt ağacının yanında duruyordu. Geçen hafta Mustafaya göstermiştim, bu ağaçta hiç yoksa 20den fazla tür çıktı diye. ama bu hafta eklediklerimde sayı otuzu da geçmişti. şimdi sıra Akkayanın yeni misafirindeydi. Geçen yıl Temmuzda Ulukışla yolundaki Kolsuz Geçidi yakınında bir dişisini gördüğüm, Halkalı Sinekkapandı, 178. türümüz.
Günün kalan ışıklarını -ki buraya geldikten sonra çoğu zaman güneş yüzünü göstermişti- iki Yalıçapkınıyla geçirdim. Garibim besin açısından fakir olan bu mevkiide birkaç küçük balık yakaladıysa da bir dalışında sadece bir kamış parçasıyla çıktı. Yiyecek bir şey sandı herhalde. Fotoğrafları inceleyince yakaladıkları arasında Türkiyeye, daha da sınırlarsak Orta Anadoluya endemik Aphanius danfordi türü bir dişli sazancık olduğunu gördüm. Benim de şansım endemik balıklardan yana. tam bir yıl önce Çavuşçu Gölünde çekip, anasayfaya eklediğim türün ağzında ise bir başka endemik balık, A. villwocki vardı.
Gözlem süresi; 2 saat